23 Ekim 2012 Salı

10 kuruşla zengin olma yöntemi

Röportaj

"10 kuruşla zengin olma yöntemi" yazarı Zeki Candan ile zengin olmaya dair keyifli bir sohbet yaptık. 

Gazeteci: G
Zeki Candan: ZC

G: Zengin olmak için yapılması gereken 50 şey, Çok para kazanıyorum çünkü... filan gibi birçok kitap var. Siz neden böyle bir kitap yazdınız?

ZC: Onlar yazmış, ben neden yazmayayım. Hem benim kitabımda 50 tane, 100 tane şey yok öyle. Tek bir yöntemden bahsediyorum ben. Zaten kitapta da sadece bu yöntem yazıyor. 

G: Yaa? Nedir peki o yöntem?

ZC: Herkesten 10 kuruş isteyin. Toplamda ülkede nerdeyse 75 milyon insan var. Çocuklar harçlıklarından bile verse, 10 kuruşun eksikliğini hissetmez. Ama bir düşünün 75 milyon çarpı 10 kuruş=zenginlik. İşte benim yöntemim bu. Tabii ki bu yöntemin en önemli kısmı bahsi geçen 10 kuruşu insanlardan nasıl alacaksınız.Ben mesela kitabımı 10 kuruşa satarak almayı planlıyorum. 

G: E ama kitabınızdaki yöntemi burda anlattınız şu an. İnsanlar kitabınızı neden alsınlar ki?

ZC: A aaa! Ay neden öyle oldu?

G: Ben çok kilit sorular sordum çünkü. 

ZC: Benim de yöntemim baya iyiydi ama diy mi? 

G: Evet, eminim röportajınızı okuyan birçok insan, bu yöntemle zengin olacaktır.

ZC: Bana nasip değilmiş demek ki. 

G: Teşekkürler röportaj için. Yeni kitaplarınızı merakla bekliyoruz 

ZC: Ben teşekkür ederim. 

13 Ekim 2012 Cumartesi

Metrobüste akıllı telefonun olmak zorunda!


Nergis anlatıyor…


Metrobüse bindim, cam kenarındaki yerime atak hareketlerle geçip, oturdum hemen. Tee Avcılar’a kadar gitceğim için müzik felan açtım İphone’umdan. Zincirlikuyu’dan Mecidiyeköy’e geldiğimizde, tam kendimi Cevahir AVM’de etiketliyodum ki polifonik bi cep telefonu melodisi duydum. Bu beni çok rahatsız etti ve adama hemen inmesini rica ettim. Ama inmedi. Bunun üzerine tartışmaya başladık. Tartışma büyüyünce etraftaki akıllı telefon sahipleri de tabii inmesini söylediler ve indi. 

Bundan sonra metrobüse bir uyarı yaptık ve akıllı telefonu olmayanların inmesini söyledik. Bikaç kişi hemen indi. Onlara arkadaki metrobüse de binemeyeceklerini ve evlerine yürüyerek gitmelerini, yoksa dayak yiyecekleri uyarısında bulunduk. Ama bi tanesi dinlememiş heralde ki herkes inip gittikten sonra cep telefonu titreşimde çaldı ve o açmadı. Neden açmadığını sorduğumuzda açmak istemiyorum dedi ama biz inanmadık çünkü telefonu çantasındaydı ve biz görmeyelim diye çıkarmadı. Çıkarması uyarısında bulunduk ama bizi hiç dinlemeyince dövmek zorunda kaldık. 

Ben açıkçası çok fazla şiddetten yana değilim ama o gün biraz fazla şiddet olmuş olabilir çünkü adamın burnu kırıldı bi de kolu çıktı galiba. Ben de telefonuna şiddet gösterdim, topuklu çizmelerimle ekranını felan kırdım. Ama ona iyilik olsun diye yaptım. Sonuçta akıllı telefon alması gerektiğini anlamalıydı. 

Bu olayda savunduğum değerleri haksız bulmuyorum. Akıllı telefonu kullanmak ve metrobüse öyle binmek herkesin görevi bence. Yoksa yürüyerek gitsin evine.