Nergis anlatıyor…
Metrobüse bindim, cam kenarındaki yerime atak
hareketlerle geçip, oturdum hemen. Tee Avcılar’a kadar gitceğim için müzik
felan açtım İphone’umdan. Zincirlikuyu’dan Mecidiyeköy’e geldiğimizde, tam
kendimi Cevahir AVM’de etiketliyodum ki polifonik bi cep telefonu melodisi
duydum. Bu beni çok rahatsız etti ve adama hemen inmesini rica ettim. Ama
inmedi. Bunun üzerine tartışmaya başladık. Tartışma büyüyünce etraftaki akıllı
telefon sahipleri de tabii inmesini söylediler ve indi.
Bundan sonra metrobüse
bir uyarı yaptık ve akıllı telefonu olmayanların inmesini söyledik. Bikaç kişi
hemen indi. Onlara arkadaki metrobüse de binemeyeceklerini ve evlerine
yürüyerek gitmelerini, yoksa dayak yiyecekleri uyarısında bulunduk. Ama bi
tanesi dinlememiş heralde ki herkes inip gittikten sonra cep telefonu
titreşimde çaldı ve o açmadı. Neden açmadığını sorduğumuzda açmak istemiyorum
dedi ama biz inanmadık çünkü telefonu çantasındaydı ve biz görmeyelim diye
çıkarmadı. Çıkarması uyarısında bulunduk ama bizi hiç dinlemeyince dövmek
zorunda kaldık.
Ben açıkçası çok fazla şiddetten yana değilim ama o gün biraz
fazla şiddet olmuş olabilir çünkü adamın burnu kırıldı bi de kolu çıktı galiba.
Ben de telefonuna şiddet gösterdim, topuklu çizmelerimle ekranını felan kırdım.
Ama ona iyilik olsun diye yaptım. Sonuçta akıllı telefon alması gerektiğini
anlamalıydı.
Bu olayda savunduğum değerleri haksız bulmuyorum. Akıllı telefonu
kullanmak ve metrobüse öyle binmek herkesin görevi bence. Yoksa yürüyerek
gitsin evine.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder