28 Kasım 2011 Pazartesi

Bazı sorunlar var


28 yaşındayım. 28 Şubat 1983’te doğdum. Şuurumu biraz geç kazandım. Aslında hala emin değilim kazandığımdan. Çünkü bazen akla zarar işler yapabiliyorum. Genel olarak şansızım. Özel olarak kötü şanslıyım.

İşsizim. Küçükken ressam olmak istediğimi söylüyordum. Ama çok özel bir çizimim görülmedi şu ana dek. Ben de görmedim. Ressam olma düşüncesine nereden kapıldığıma dair bir fikrim yok. Dediğim gibi şuurum biraz geç açıldı.

Kılıçla bir elmayı ikiye bölebilirim şayet elma, bir kesme tahtasının üzerinde duruyorsa.

15 dakika boyunca aralıksız yürüyebilirim.

Hakkında hiçbir fikrim olmadığı halde bir konu hakkında yaklaşık olarak 2 saat konuşabilirim. Azami 1 buçuk saat.

“Demir sanayi ülkemizde son derece gelişmiş olup, 1963’ten itibaren dış ticarete dönüşmüştür.
Demircilik, ülkemizde çok eskilerden beri yapılmaktadır. Demir, çok özel bir maddedir ve çok değerlidir. Ülkemizde bu maddenin bulunuyor olması bizi çok şanslı kılar. Örneğin Maya’lar demiri bilmedikleri için nanayı yemişlerdir.”

Başbakan, Cumhurbaşkanı, Dışişleri Bakanı veya İstanbul Valisi’ne yöneltilen tüm sorulara cevap verebilirim.

“Evet, bu konuyla yetkili arkadaşlar ilgileniyorlar, biz de en kısa zamanda neticeyi almak istiyoruz. Zaten alır almaz size yetiştireceğiz. Zira kurumumuzda ispiyonculuk ve laf yetiştirmecilik esastır. Çalışanlarımızı bilhassa çocukken annesinin telefon konuşmalarını ve komşu dedikodularını dinleyip, daha sonra en söylenmemesi gereken kişiye topladığı enformasyonları aktaran iyi eğitim almış kişilerden seçtik”


“Yetenek Sizsiniz Türkiye” ve “O Ses Türkiye” yarışmalarında jürilik yapabilirim.
“Ben, hayır diyorum!”
“Beni çok etkilemedi açıkçası.”
“Evet diyorum! 3evetle yolluyoruz seni.”
“2 hayır var, ben evet diyorum ama senin için bir şey değişmiyor.”

“Niye dönmedim bilmiyorum yani sesin beni pek heyecanlandırmadı.”
“Bu tarz bir sese ihtiyacım yok.”
“Beni seçmelisin çünkü ben gruptaki en özel kişiyim ve sana çok iyi eğitim veririm.”

Bu ve buna benzer herhangi bir bilgi, dayanak, kaynak veya temel olmaksızın, tamamen atmaya ve tutmaya yönelik tüm çalışmaları başarıyla gerçekleştirebileceğime inanıyorum.


Bunlar dışında köşe yazıları yazabilirim çok sansasyonel.
“Hitler, Ben aslında Yahudileri çok seviyorum. Hatta ben kendim bir Yahudiyim, dedi mi?”


Görüşümü çok hızlı bir şekilde değiştirebilirim. Sağdan sola, soldan sağa çok hızlı geçişlerle insanların kafasını karıştırıp, ilgiyi bir anda üzerime çekebilirim.

“Ben başbakanı çok seviyorum çünkü…”

“Başbakanın Allah tepesinden baksın!”

İkna kabiliyetim çok gelişmiştir. Herkesi her konuda ikna edebilirim. Bu yeteneğimi yaptığım onlarca iş görüşmesinden kazandım.

“Seni neden işe alalım?” sorusuna verebileceğim birçok alternatif cevap var.

1 Çünkü ben işinizi görürüm.

2 Çünkü ben denemeye değerim.

3 Çünkü siz, buna değersiniz.

4 Benden daha iyisini bulamazsınız.

5 Ben neden sizinle çalışayım? (Bu çok favori bir cevabımdır çünkü bu cevabı verdiğim hiçbir işveren bana iş vermedi. Nedeni ise benim ne kadar kalifiye bir eleman olduğumu anlamaları ve işyerinde bana uygun bir pozisyonlarının bulunmuyor olması. Takdir edersiniz ki genel müdürü koltuğundan etmek istemem.)

Arkadaşlarım beni çok sever ve saygı duyar. Bu yüzden yaptıkları çok büyük organizasyonlar dışında beni çağırmazlar. Tenezzül etmeyeceğimi onlar da bilirler çünkü. Bu büyük organizasyonlarda da pek kimse ilişmez yanıma çünkü hep çok cool bir tavrım vardır.


Yabancı dilim… Pardon dillerim İngilizce, Fransızca ve Almanca yani 3 anadil. Diğer dilleri öğrenmeyi çok gereksiz buluyorum. Yoksa istesem 9 veya 10 dilim de olabilirdi. Fransızca ve Almanca örnekler vermek istemem çünkü anlayacağınızı pek sanmıyorum. Sizin anlayabileceğiniz oranda İngilizcemi göstermek gerekirse 

“Hi, how are you? Have you cam?”
Turistlerle genelde bu şekilde iletişim kurarım. Dünyanın farklı yerlerinde birçok turist arkadaşım var. Yani aynı zamanda international bir insanım.
Size şu an anlatabileceklerim bu kadar. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder